Arketip ve Asteroit destekli Astroloji nedir?

Arayışınız Işığınızdır

Arketip ve Asteroit destekli Astroloji nedir?

20 Ekim 2022 İletişim 0

Astroloji ülkemizde müthiş bir gelişme gösterdi on yıldır. Buna katkı olan değerli Astrolog hocalarımıza şükran duyuyorum. Astroloji fal değildir, döngüsel gözlemleme ve istatiksel öngörüler ilimidir. İnsan bilinçdışı alan ile bilinç algısı içerisinde kendi varlığıyla dünya üzerinde ve Güneş sistemi sistemi içinde yol alırken, içten ve dıştan etkileşimler, tesirler ile harmanlanır. Yolun haritası rasgele değildir ve Bedri Ruhselman’ın da dediği gibi tesirler mekanizması ile birlikte belirlenir. Asli prensipler bellidir ama tesirleşmeler ile olasılıklar evrenleri açılır ve bu olasılıklar içinden seçimler yapmak, varlığın iradesinin katkısıyla gerçekleşir. 

Tesirleşmeler hem insandan insana, insandan evrene, evrenden insana olduğu kadar bizi çevreleyen gök cisimlerinden de tesirler alırız. Bedri bey bu gezegenleri “görevli varlıklar” olarak tanımlar. Evet, tüm gezegenler birer varlıktır ve tüm varlıklar mutlak bir tesirleşme içindedir. Asli prensip bize irade tanıyarak tüm tesirleşmelere yansıma-inikas yaparak yürümemize izin verir. İşte bu tesirleşme yansımaları içinde gökyüzündeki gezegensel varlıklar, Satürn, Jüpiter, Mars, Venüs ve diğerleri olduğu kadar galaksilerin tesirleri de bize ulaşmaktadır. Şimdi dünyadaki astrologların hedefleri galaktik astrolojiyi okumaya başlamak olmalıdır bana göre… Yani zodyak çemberinin ilk halkasından daha üst çemberlere doğru gözlemleme ve istatistik veriler alma çabasında olmalıyız. Tıpkı Maya takvimindeki iç içe geçmiş zaman çarkları gibi üst zaman döngülerini de (ömür kısalığımıza rağmen) öğrenebilmeliyiz. Bununla birlikte dış tabakalara doğru gözlem hedefimizle aynı anda iç çemberlere doğru da inebilmeliyiz. Torus evren modeli çok yakında BİG-BANG teorisinin yerini alacak. Torus evren modeline göre farkındalık ve yaşam içe ve dışa doğru aynı anda genişlemektedir. Çünkü her şey kutbiyet içerir. İşte bu kutbiyet içinde biz dışarıda hangi tesirler var diye gözlemlerken, içeride hangi tesirleşmeler var diye de gözlemlemeliyiz. Gelecekte ne var diye sorgularken geçmişte ne oldu diye de sorgulamak zorunludur. Bu niyet, holistik bakış açısı kazanmak ve Holistik algı için oluşturucu güçtür.

Arketipler geçmişin kadim karakterlerinin modelleridir ve Jung’un insanı anlamak için kullandığı en önemli kaynaktır. Bu sayede insanın psikanalizinde çok büyük adımlar atılmasına araç olmuştur. Çünkü yaşanmış tüm hikayeler şimdiki varlığımız-bedenimiz-akaşa-levh-i mahfuz üzerinde kayıtlıdır. Bu yüzden Arketipler iç tesirleşmelerin sembolleridir. Her bir arketipi eril-dişil farketmez, kendimize ait dozuyla içimizde taşır ve yansıtırız. 

İçte olan tesirler ile dışta olan tesirler arasında yaşam yörüngesinde-kaderinde dönmeye devam eden insan varlığımız külli akıla ulaşmanın hedefindedir. Eline verilen yaşam direksiyonu ki bu da can-nefes ile algılanır, tam iradeyle kullanmayı öğrenmeye çalışmaktır insanın tekamülünün yolu. Maddeye hüküm vererek madde dışı bilince yürümeyi ister dünya yaşamı. 

Bu yol sırasında kullanacağı pusula araçlarından en gizemli olanı bana göre astrolojidir. Öyle bir geçmiş yaşamışız ki, Enuma Eliş yaratılış öyküsündeki Tiamat, Niburu tarafından vurularak parçalanmış ve en büyük parçası bugünkü Dünya gezegenini oluştururken, küçük parçaları da dövülmüş bilezik adıyla tıpkı bir gezegen gibi güneş sistemindeki yörüngesine oturmuştur. Bu büyük asteroit parçalarına ne ilginçtir ki, bu yaratılış öyküsündeki mitolojik kahramanların isimleri verilmiştir. Bir düşünün varlığımız içinde geçmiş kayıtları olarak hem hücrelerimizde hem DNA’mızda yani içimizde bilgisi varken aynı zamanda gökyüzüne de yerleştirilerek dışımızdan bilgi yansıtmaya devam ediyor. Bu müthiş bir yansılanımdır, olağanüstü bir gerçektir. 

Öğrendiğim andan itibaren beni adeta büyülemiş bir farkındalıktır. Bu gerçekle baktığım doğum haritalarında, sinastri ve transit haritalarda farkına vardığım olasılıklar muhteşem aktarımlar yapmama da vesile olmaktadır. Sadece gezegenlerin değil, astroitlerin ve onları temsil eden arketiplerin öykülerindeki tesirleşmeler inanılmaz öngörüler ve tespitler yapmama araç olmaktadır. Kişinin kendi iç dünyasını, atasal geçmişini, kadim zamanların kayıtlarını kendi varlığı üzerinde gözlemlemek ve anlamak onun yolunu nasıl yüreyeceğine ışık ve meşale olmaktadır, elbette ki nefsinden özgürce bu tesirleşmeleri dinlemeyi başarırsa… 

İşte yukarıda duyurusunu yaptığım öğretim çabası bu farkındalığı aktarma çalışmasından ibarettir. Astrolojiyi göklerin tesirleri kadar içsel kadim arketipler (asteroitler)tesirleri ile okuyabildiğimizde nokta atışı farkındalıklara kavuşuyoruz. 

Peki kimler bu okumayı öğrenmek ister? Peşin söyleyeyim yol uzun ve çok emek gerektiriyor. Çok fazla okuma yapmayı seçmelisiniz bu yolu isterseniz. Ama ödülleri de farklı ve çok özel…

Seçenleri bekliyorum bu eğitime, astrolojiyi bilmeniz gerekmiyor. Astroloji hakkında herşeyi sıfırdan bu bakış açısıyla aktarmayı seçtim… Başlayacak olanların yolu açık ola…

Füsun Nesrin Dabağlar

20 Ekim 2022

Sharing is caring!